Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24660 E. 2012/36918 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24660
KARAR NO : 2012/36918
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların evini satmak için gazeteye ilan veren müştekiyle görüşüp, …’ın diğer sanık …’i dayım diye tanıttığı, evi 135.000 TL sine alım satımında anlaştıkları, 38.000 TL peşin ödeyip kalan 95.000. TL için sanık …’ın borçlu abisi Ali’nin kefil olarak senet düzenlenip, 10/10/2008 günü tapu daresinde Şefik adına satış işlemini yaptıkları, müşteki sonradan kontrolde sanığın TC numaraları ve adres bilgilerini gerçeğe aykırı yazdığını anladığı, sanıkların ortadan kayboldukları müştekiye gününde kalan borcu ödemedikleri gibi, bu defa aynı evi 12/11/2008 tarihindi 3. bir kişiye 65.000. TL karşılığında satmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, Tapu müdürlüğünde kurumun maddi varlıkları kullanılmaksızın tarafların anlaşması sonrası yapılan satışın kurumun aracı kılınması sayılamayacağının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği halde, hakkında TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de mahkumiyet kararının sonucu olduğundan bu hususta infaz aşamasında dikkate alınacağı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.