YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21930
KARAR NO : 2012/7677
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, önceden tanımadığı evinin önünde oturan müştekinin yanına gelip su istedikten sonra elini tutarak fal bakacağını söylediği, peşinden müşteki ve tanıkların dikkatini dağıtmak amacıyla anlaşılmayan sözler söyleyip, sonrada yedi eve okuyacağım diyerek ip, yazma, pirinç ile müştekinin künyesini istediği, 10-15 metre giderek dua okuyup hileli haraketlerle güven sağlayıp, dikkatini dağıttıktan sonra müştekiden istediği altın takılarını almak suretiyle oradan uzaklaşması şeklinde gerçekleşen eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.