YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10268
KARAR NO : 2011/5246
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen Beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Somut olayda; Sanığın rahatsızlanan annesinin tedavi işlemlerinin yapılabilmesi için hastaneye yatmasını zorunlu gören, doktor …’ın beyanı üzerine hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve annesi olan …’i kendi Bağ-Kur karnesi ile Kula devlet hastanesine …’in kimlikte yazılı … olduğunu beyan ederek girişini yaptırdığı, aynı hastanenin hemşiresi olan …n hasta yatış tarihinden itibaren 1 hafta kadar sonra dosyasındaki evrakları doldururken, sağlık karnesindeki yazılı doğum tarihi ile yatan hastanın doğum tarihini şüpheli görmesi ile araştırması ve konu ile ilgili sanığın çelişkili ifadeler vermesi ile şüphelenmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, yalanın basit ve çıplak bir yalan olmaktan çıkıp hastanede yatış süresi ve hastanede yapılan tedavi hizmetleri karşısında suçun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.