Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13230 E. 2012/36954 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13230
KARAR NO : 2012/36954
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Somut olayda;
Sanığın, katılanın daha önce kaldığı otelde çalıştığı ve katılanla bu şekilde tanıştıkları, katılanın 2005 yılında yine aynı otelde kalmak için sanığı arayıp kendisine yer ayarlamasını istemesi üzerine sanığın kardeşinin ve annesinin hesap numarasını verdiği, katılanın kendisine yer ayarlanacağı düşüncesi ile her iki hesaba toplam 7.750 TL gönderdiği, sanığın parayı almasına rağmen katılana otelde yer ayarlamadığı gibi parayı da iade etmemesi şeklinde gerçekleşen olayda, katılanın aldatılmasında bankanın vasıta olarak kullanılmadığı sadece ödeme aracı olduğu gözetilerek basit dolandırıcılık suçundan hükmün kurulması yerine suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.