Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13285 E. 2012/36959 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13285
KARAR NO : 2012/36959
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, katılan … ‘in eşinin ölmesi nedeni ile yeniden evlenmek istediği, bu amaçla katılanın tanık … vasıtasıyla sanık … ile tanıştığı ,olay günü sanıklar … ve …’ın isminin … olduğunu iddia ettikleri bir bayanla katılan … ‘in Bor ilçesi Okçu Köyündeki evine geldikleri, sanık …’in yanındaki bayanı kayın validesi olarak tanıttığı ve katılanla evlendirmek istediklerini söyledikleri, katılanın da bunu kabul etmesi üzerine aynı gün katılan ile sanıkların Bor ilçesine geldikleri, katılanın … isimli bayana manifaturacıdan 500-600 YTL civarında elbise, kuyumcu dükkanından 3600 YTL’lik 6 adet bilezik ile bir adet yüzük alıp verdiği, ayrıca sanıklar … ve …’e de aracılık ettikleri için 1000’er YTL para verdiği, sanıkların Zeynep isimli bayanın eski kocasından kalma maaşı olduğunu bahane ederek resmi nikah kıyılmasını istemedikleri, ertesi gün sanıkların katılanı yanıltarak kaçtıkları, sabit olmakla sanıkların katılana karşı TCK 157/1 maddesinde yer alan dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’in diğer sanıklar tarafından katılan … Kesgin’le evlendirilmek amacıyla tanıştırıldığı, katılanın hediye olarak 500-600 YTL civarında elbise, kuyumcu dükkanından 3600 YTL’lik 6 adet bilezik ile bir adet yüzük alıp sanık …’e verdiği,ayrıca sanıklar Mustafa ve Hüseyin’e de aracılık ettikleri için 1000’er YTL para verdiği, ertesi gün sanıkların katılanı yanıltarak ortadan kayboldukları şeklinde geliştiği iddia olunan olayda, sanık …’in aşamalarda değişmeyen beyanlarında katılanı tanımadığını, kendisinden elbise ve altın almadığını, isminin karıştırılmış olabileceğini beyan etmesi,katılana teşhis yapıtırılmamış olması ve sanık …’in kendisini kayın validesi olarak tanıtmasına rağmen gerçekte kayın validesi olmaması, sanık …’nın da bahsi geçen Zeynep isimli bayanın sanık … olmadığı, sanık …’in kayın validesi olduğu yönündeki beyanı, mahkemece bahsi geçen hususlara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; katılan ile sanık …’in aynı ortamda bulundurularak yüzleştirme işlemi yapılması, bunun mümkün olmaması halinde sanığın cepheden ve yandan çektirilecek fotoğrafları üzerinden usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.