YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3055
KARAR NO : 2012/36529
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
Emniyeti suistimal suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510, 80, 522, 523 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 380.000 Türk lirası ağır para cezası İle cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, … Ağır Ceza Mahkemesinin 10/04/1997 tarihli ve 1996/151 esas, 1997/56 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/10/1997 tarihli ve 1997/9075-9286 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, adı geçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin, “…hükmedilen erteli para cezasının kesinleşme tarihinden itibaren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesinde belirtilen 5 yıllık süre geçmiş olması nedeniyle mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılması için gerekli şartlar oluştuğundan sanık hakkındaki ilamın yeni yasalar karsısında değerlendirilip hükme bağlanmasının ve talep gibi hükmün açıklanmasının ertelenmesini hükümlü lehine bir sonuç doğurmayacağı, tamamen aleyhine olduğu ayrıca kesinleşmiş bütün sonuçlan ile ortadan kalkmış bir ilâmın yeni yasalar karsısında uyarlamasının mümkün olmadığı…” gerekçesiyle reddine ilişkin aynı Mahkemenin 25/08/2009 tarihli ve 1996/151 esas, 1997/56 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/01/2012 gün ve 2011/1589/5506 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2012 gün ve 2012/39562 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Hükmün açıklanmasının sübjektif koşullarının değerlendirilebilmesi için mahkemece duruşma açılıp yargılama sonucunda karar verilmesi gerekirken, sübjektif koşullar hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan, evrak üzerinden yazılı şekilde karar verildiği,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı İlâmında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, sanığın hukukî yararı bulunması şartıyla kesinleşmiş hükümler yönünden de uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesi, adı geçenin, anılan ceza sebebiyle polis memurluğu görevinin son bulduğunu ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına mahkemece karar verilmesi halinde yeniden mesleğine dönme imkanı bulunduğunu bildirmesi karsısında, sanığın hukukî yaran bulunduğundan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bakımından da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olduğu,gözetilmeksizin verilen karara karşı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 09.11.2009 gün ve 2009/958 D…. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.