YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11309
KARAR NO : 2012/45766
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi’nin 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı iptal kararının yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihinden, 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihine kadar verilen tüm adli para cezalarının miktara bakılmaksızın temyize tabi olması karşısında, mahkemenin, hükmün kesin olduğu gerekçesiyle verdiği 08/11/2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın kız kardeşinin, katılanın gelini olduğu ve taraflar arasında ailevi nedenlerle husumet bulunduğu, sanığın, olay günü kimliği meçhul bir kişinin kullandığı ve plakası bilinmeyen bir motorsikletle katılanın evinin yanına geldiği, araçtan inerek katılana ait … plakalı aracın yanına yaklaştığı, katılanın neden araca baktığını sorması üzerine, sana ne, diyerek elindeki sert bir cisimle aracı çizdiği, katılanın sanığın net bir şekilde gördüğü, katılanın olayı çocuklarına haber verdiği, hepsinin motorsikleti takip ederek yakalamaya çalıştıkları, sanık kaçarken, katılanın çocukları tarafından teşhis edildiği, bu şekilde sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda suçun sübutuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.