YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67252
KARAR NO : 2012/7884
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
Resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheliler …, …, ….,…. ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.05.2009 tarihli ve 2009/25280 soruşturma, 2009/2489 büro, 2009/5901-437 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 31.07.2009 tarihli ve 2009/606 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01.06.2011 gün ve 2010/7238/31562 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve 2011/225016 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, …. Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. ve Ata Online A.Ş. yetkilisi olan şüpheliler ile müştekinin arasında borsada alım satım işlemlerine ilişkin aracı kurum ilişkisi olduğu belirtilerek, olayda taraflar arasındaki anlaşmazlığın alım satım emirlerinden kaynaklı hukuki nitelikli ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160.maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 31.07.2009 gün ve 2009/606 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.