YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17884
KARAR NO : 2012/45861
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in tanık …’un … yerine gelerek tanıştığı, kendisinin Terörle mücadele şubesinde çalışan memur … olarak tanıttığı, tanık ile buluşmalarında sürekli olarak bu kimliği kullandığı, 2006 yılı Mayıs ayı içinde tanık … ile … Turistik Parkta oturduğu sırada sanığın telefonunun çaldığı, telefonda … Belediyesine eleman alınacağını söyleyerek tanık …’ya tanıdığı ve güvendiği biri olup olmadığını sorduğu, bu telefon görüşmesi bittikten sonra tanığın işsiz olan müşteki …’ın işe girebileceğini söylemesi üzerine, sanığın işe giriş için gerekli belgeleri bir kağıda yazarak tanığa verdiği, daha sonra müşteki …’ın gerekli evrakları hazırladığı, … Mağazasının önünde sanığa verdikleri, sanığın … raporu için 110 TL para gerektiğini söyleyerek bu parayı müştekiden aldığı, ayrıca sanığın banka ve yaka kartı için de 50 TL parayı müştekiden aldığı, sanığın eylemini gerçekleştirmeden önce veya eylem sırasında … Belediyesi’nde görevli herhangi bir kimsenin kimliğini veya görevine ilişkin detay vermediği, eylemden sonra belirttiği atamayı belediye başkanının yapacağına ilişkin beyanının müştekiyi oyalamaya yönelik olduğu, bu nedenle eyleminin TCK.nun 157/1 maddesinde yazılı basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.