Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1990 E. 2012/5869 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1990
KARAR NO : 2012/5869
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının müteahhitliğini yaptığı inşaattan daire aldığını, daire satımına ilişkin olarak davalıya dava konusu bononun verildiğini, davalının kendisinden hiçbir alacağı olmadığı halde icra takibi başlattığını, davalı taraftan kendisinin de alacaklı oluğunu ve bu nedenle icra takibi başlattığını bildirerek, öncelikle bedelsizlik nedeniyle borçlu olmadığının tespitini davalının yapmış olduğu icra takibinin iptalini, olmadığı taktirde davalıdan olan alacağı oranında takas nedeniyle icra takibinde borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile aralarında daire satımına ilişkin olarak dava konusu bononun düzenlendiğini, davacı borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlattığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı Kanun’un 6/A maddesi uyarınca taksitli satımlarda sözleşmeden ayrı olarak kıymetli evrak niteliğinde senet düzenlenecekse bu senedin her taksit için ayrı ayrı ve sadece nama yazılı olarak düzenlenebileceğini, dava konusu senet nama yazılı olmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda taksitli satım söz konusu olmadığı gibi davacının dava konusu senetle ilgili borcu bulunduğunu ancak senet bedelini ödediğini iddia ettiğine göre davacı senet bedelini ödediği iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı, bunun için 23/12/2010 tarihli celsede, 28/8/2003 tarihli 20121990-5869
protokol başlıklı belgeyi ibraz etmiş ancak davalı 04/10/2011 tarihli dilekçesinde söz konusu belgedeki imzanın kendi el ürünü olmadığını belirtmiştir. Bu durumda, söz konusu belgedeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.