Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10620 E. 2012/11643 K. 27.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10620
KARAR NO : 2012/11643
KARAR TARİHİ : 27.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalılar vekili avukat … …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı 18/12/2003 tarihinde davalılara ait … Kliniğine giderek … Yöntemiyle gözlükten kurtulmak amacıyla muayene olduğunu, davalı Dr. …’un muayenesinde 2,00 ve 2,25 miyop olan ve %100 görmekte olan iki gözüne de … uygulaması yapılmasında hiçbir sakınca bulunmadığının söylenmesi üzerine ertesi gün 19/12/2003 tarihinde davalı doktorlar tarafından ameliyat edildiğini, operasyon sonrası gözdeki filep kayması tabakasını tutan yerin çok sağlam tutmadığından bir tek dikiş attığını, ancak bu dikişin bir gün sonra alınacağını ve görüşün birkaç gün sonra tamamen netleşeceğini ifade ettiklerini, görüşün düzelmediğini, sonrasında epitel dokuyu temizlemek için 22/12/2003 tarihinde müdahale edildiğini, ertesi gün dikişlerin alındığını, görüşün yine düzelmediğini hatta nesneleri kırık görmeye başladığını, şikayetleri artan davacıya filep tabakasında kırışıklık olduğundan bahisle tekrar bir müdahale yapıldığını, bu sürede kortizonlu ilaçlar kullanan davacıda göz tansiyonu şikayetinin de baş gösterdiğini, üst üste yapılan müdahale ve aradan geçen zamana rağmen hiçbir düzelme meydana gelmediğinden davacının … … Hastanesine gittiğini, burada kendisine yanlış ve hatalı operasyon yapıldığının söylendiğini, daha sonra başka hekimlere de gittiğini, başka tedavilerin de uygulandığını, sonuç olarak görme kaybına da uğradığını, suç duyurusunda da bulunduklarını, maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın 18/12/2003 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen 2011/10620 2012/11643
davasında ise; manevi tazminat olarak 200.000 TL’nin 18/12/2003 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak kendilerine ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar; Davacıya operasyon sonrası yapması ve yapmaması gerekenlere ilişkin gerekli uyarıların ve karşılaşılan sorunu gidermek için gereken müdahalelerin ve kontrollerin yapıldığını, uygun tedavinin yapıldığını, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
1-Mahkemece Davacı tarafın davasının her iki dosya için de ayrı ayrı Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada; kendisini ameliyat eden davalı doktorların kusurlu olduklarını, zira … 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/659 Esas sayılı dava dosyasında davalılar hakkında Taksirle Yaralama suçundan dava açılmış olduğunu, yine … 2 Asliye Ceza Mahkemesine ait 2009/1040 Esas sayılı davada da davalı doktorlar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan derdest dosya mevcut olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat davasının kabulünü istemiştir. Davacı tarafından sunulan ve … 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/659 Esas sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında aldırılan … … … raporunda ise davalı hekimlerin kusurlu bulundukları belirtilmektedir. Mahkemece tedaviye ilişkin bilgi belgenin sahteliği yolunda ceza davasının görülüyor olmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; ceza yargılamasına konu dava dosyalarının henüz kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. BK.‘nun 53. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. Mahkemece ceza davasının bekletici mesele kabul edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.