YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4762
KARAR NO : 2022/1048
KARAR TARİHİ : 15.02.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
…
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/11/2015 tarihinde verilen dilekçeyle ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/02/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/02/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Diğer taraftan davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni tarafından 22.08.2003 tarihinde satın alınan 1871 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini belirterek, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisil bedelinin 10.000,00-TL’sinin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı önceki malikten haricen satın ve teslim aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince,
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 1871 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazda kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, bir kısım davalıların haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davacıya ait taşınmazın işgal ettiği saptanarak ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; dava konusu taşınmaz “Kargir Fabrika Binası” niteliğinde olup, taraflar arasında görülen Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2019 tarih ve 2015/710 Esas, 2019/214 Karar sayılı TMK’nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davası içeriğine göre, taşınmaz üzerinde yer alan bir takım muhdesatların davalı tarafından meydana getirildiği belirtilmektedir. Bu durumda, (var ise) davalı tarafından inşaa edilen muhdesat ve/veya muhdesatların bulunduğu kısımların arsa niteliği gözetilerek ecrimisil hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece öncelikle taraflar arasında görülen dava dosyaları da ikmal edilerek, konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde yapılacak keşif ile davalının (var ise) meydana getirdiği muhdesat ve/veya muhdesatların tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde saptanması, tespit edilecek muhdesat ve/veya muhdesatların kapsadığı yerlerin (infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi ve ondan sonra, infaza imkan verecek iş bu rapor da esas alınmak suretiyle bu alanlar yönünden (bizatihi) arsa niteliğine göre diğer kısımların ise mevcut duruma göre değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına uygun ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 15.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.