Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4938 E. 2012/22834 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4938
KARAR NO : 2012/22834
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat olduğunu, 22.11.2006 tarihli vekaletnameler ile davalıların vekilliğini üstlendiğini ve davalıların taraf olduğu dava dosyalarının layıkıyla takip ettiğini, ancak davalıların kendisini haksız olarak azlettikleri gibi vekalet ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının haklı olarak azledildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının haksız olarak azledildiği kabul edilerek ve alınan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat davalı …’nin imzaladığı iddia olunan vekalet ücret sözleşmesine dayanarak icra takibinde bulunmuştur. Davalı … her ne kadar yargılama aşamasında imza itirazında bulunmamış ise de, diğer davalı … yargılamada imzanın annesi diğer davalıya ait olmadığını bildirdiği gibi, davalı … Cumhuriyet Savcılığına verdiği şikayet dilekçesinde sözleşmenin altındaki imzanın kendisine ait bulunmadığını iddia ederek şikayetçi olmuş ve ayrıca temyiz dilekçesinde de bu iddiasını tekrar etmiştir. Hal böyle olunca, öncelikle davacının dayandığı sözleşmedeki imzanın davalı …’ye ait olup olmadığının saptanması
2012/4938-22834
zorunludur. Mahkemece, davalı …’den imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, imza inkarında bulunulması halinde ise imzanın davalıya ait olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, gerekirse hazırlık soruşturması sonucu beklenilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek eksik inceleme ile davalı … hakkında yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-(1) numaralı bentteki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazları ile davalı …’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının ve davalı …’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 108.50 TL. temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı …’a iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.