YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39843
KARAR NO : 2022/423
KARAR TARİHİ : 13.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
1)Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.09.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.01.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 267/8. maddesi uyarınca iftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihte başlayacağından, bu suç bakımından zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2)Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.09.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 0101.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 07.11.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 13.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.