Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65513 E. 2013/9291 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65513
KARAR NO : 2013/9291
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin,…ta tanıştığı tanık ……’a, isminin…olduğunu söyleyerek, kendisini pilot üstteğmen olarak tanıttığı, daha sonra da 6-7 ay boyunca internet ortamında görüşmeye devam ettikleri, bu görüşmeler sırasında sanığın tanığa kendisinde Hamidiye altınları olduğunu annesinin rahatsızlığı nedeniyle satması gerektiğini,…ta bunların daha değerli olduğunu söylemesi üzerine tanığın, bu hususu şikayetçi …a söylediği, şikayetçi …ile kardeşi …ın …’e giderek sanıkla tanıştıkları, aralarındaki görüşmede kendisinde olmadığı halde elinde 11 ile 13 kg Hamidiye altını olduğunu bunları satmak istediğini belirterek, bir Hamidiye altınını şikayetçi ve kardeşine numune olarak gösterdiği, ikna olan şikayetçi ile tanığın gerekli parayı temin etmek için…a döndükleri ve suç tarihinde tanık…yu da yanlarına alarak …’e gittikleri, onları bir otele yerleştiren sanığın, nöbeti olduğunu belirterek yanlarından ayrıldığı, ertesi sabah 06:30’da yanlarına gelerek, parayı vermelerini, nöbeti devrettikten sonra altınlarla birlikte geri geleceğini belirtip şikayetçi …tan 16000 Sterlin parayı alarak ortadan kaybolduğu, daha sonra şikayet üzerine bu paradan 8.500 Sterlin’i teslim ettiğini ancak tamamını iade etmediğini belirterek kısmi ikrarda bulunduğu anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın yargılama sırasında alınan savunmasında ve temyiz dilekçesinde suçun tamamlanmasından sonra, elde ettiği paradan 8500 Sterlin’i şikayetçiye geri verdiğini belirtmesi karşısında; şikayetçinin bu konuda beyanının alınması ile kısmi ödeme söz konusu ise, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanması açısından şikayetçinin rızasının bulunup bulunmadığı ve sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin araştırılmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.