Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19674 E. 2013/8146 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19674
KARAR NO : 2013/8146
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kendileri gibi çocuk sahibi olmayan tanıklar … ve …’ın çevresinde “hoca” olarak bilinen sanığa gittikleri ve tanık Ayfer’in sanık vasıtasıyla hamile kaldığını öğrenen katılanların, tanıkların evinde sanık ile tanıştıkları, sanığın katılanlara “şimdiye kadar yapmış olduğum ilaçlardan çocuğu olmayan kalmadı, sizin de çocuğunuz olacak ama benim dediğim şeyleri yapacaksınız” diyerek katılanlara vereceği ilaçları kullanmaları gerektiğini, kendisinin cinlerle çalıştığını, üzerlerinde büyü ve sihir olduğunu, büyü ve sihirin cinler vasıtasıyla çözüleceğini, cinlerin altınları çok sevdiğini ancak ikna edebilmesi için altın göstermesi gerektiğini, 200 gram 22 ayar (8) altın bilezik ve emeği içinde 3.000 TL vermeleri gerektiğini söylediği, birkaç gün sonra bu kez katılanların evine gelen

sanığın bir süre verdiği ilaçları kullanan katılan …’ye tahlil yaparak hamile olduğunu söyleyip 3.000 TL’yi aldığı, 6 ay boyunca doktora gitmemesi gerektiğini, hamileliği boyunca cinlerin çocuğunu koruması için altınları bir kutuya koyacağını, kutunun çocuk doğana kadar açılmaması gerektiğini, açılırsa cinler tarafından zarar verileceğini söyleyip katılanların kendisine verdiği 8 adet burma bileziği içine koyduğunu söylediği kutuyu katılanları odadan dışarı çıkardıktan sonra yatak odasına koyduğu, katılanların kutuyu sanığın söylediği gibi yatak odasında muhafaza ettikleri ve açmadıkları, 6 ay sonra hamile olmadığı anlaşılan katılan …’nin kutuyu açtığında içinin boş olduğunu gördüğü, sanığa giderek altın ve paralarını istedikleri halde sanığın altın ve paraları iade etmediğinin katılanlar beyanı ile uyumlu tanıklar … ve …’ın yeminli anlatımları ile anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.