YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66063
KARAR NO : 2013/10146
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan incelemede;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 26.03.2009 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık … müdafiinin, 06.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazı üzerine, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazların incelenmesinde;
….un Trabzon’da faaliyette bulunan Sağlık Eczanesi adı altında 1978 yılında eczane açtığı, sanıkların … ve …’nun kalfa olarak çalıştığı, eczane sahibi …..’un 03/12/1998 tarihli 44580 sayılı vekaletname ile eczanenin tüm işlerini, gelir giderini sorumluluğunu sanıklardan …’na devrettiği, bu tarihten sonra eczanenin mali ve hukuki sorumluluğunun …’na geçtiği, diğer sanık …’nun da….’in yanında kalfa olarak çalışmasını sürdürdüğü, sanık … ve …’nun Türkiye Elektrik Kurumu ….. Elektrik Dağıtım A.Ş. adlı kurumda çalışanlara yazılan reçeteler üzerinde miktar ve doz artırımı yapmak suretiyle oynama yaptıkları, ayrıca eczanede bulunan bazı ilaçların kupürlerini keserek biriktirdikleri ve bu kupürleri Türkiye Elektrik Kurumu …. Elektrik Dağıtım A.Ş. personelinin reçetelerinin arkalarına ekledikleri, daha sonra bu reçeteleri kuruma zincirleme şekilde fatura edip parasını tahsil ettikleri iddia ve kabul edilen somut olayda,
Sanıklar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması sonuca etkili bulunmadığından bu nedenle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosyada mevcut Adli Tıp Uzmanı bilirkişi Dr. …..’ün raporunda, suça konu belgelerin aldatma yeteneğinin bulunmadığını bildirmesi, mahkemece yapılan tespitte ise; bir kısım belgelerdeki tahrifatın ilk bakışta fark edilemediğinin tespit edilmesi karşısında, gerçeğin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından; dosyada ve emanette bulunan fatura, sağlık karnesi ve reçete asılları ile hükme esas alınan tüm belgelerin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek suça konu bu belgelerin aldatma kabiliyetinin olup olmadığına ilişkin rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.