Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66800 E. 2013/10151 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66800
KARAR NO : 2013/10151
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ya gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmesine rağmen tebligat tarihinin yazılmaması karşısında temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 04.09.2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’ tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların katılanın köyüne giderek peşin para vereceklerini söyleyip 800 kg. kabak çekirdeğini satın alarak kamyona yüklettirdikten sonra yanlarında döviz bulunduğunu, Develi’de parayı bozdurmaları gerektiğini söyledikleri, tanıklar ve katılan ile birlikte ilçe merkezine gittikleri, lokantada beklemelerini, parayı bozdurup geleceklerini söyleyip ortadan kayboldukları, katılanın telefon ile araması üzerine acele işlerinin çıktığını, parayı yarın vereceklerini söylemelerine rağmen herhangi bir ödeme yapmadıkları şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.