YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66801
KARAR NO : 2013/10152
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık … ile …’ın kardeş oldukları, babalarından kalan ve …’ın eşi … ile birlikte oturduğu evin bitişiğindeki evi yazın yurt dışından gelen katılan …’ın kullandığı, bu sebeple eve buzdolabı, dörtlü gardrop, iki adet tekli koltuk, bir sehpa, bahçe masası sandalye, aliminyum merdiven ile bisiklet alarak koyduğu, anahtarı emanet olarak verdiği sanıkların bu eşyalarını kendisinden habersiz olarak aldıklarının iddia edildiği olayda; katılanın eşyaları satın aldığını beyan ettiği ve tanık olarak dinlenen …’ün bahsi geçen eşyalar için herhangi bir fatura ibraz edememesi, mağazanın bilgisayar kayıtlarından alınan çıktının üzerinde ise hesap sahibi olarak sanık …’ın isminin yazılı olmasına karşın el yazısı ile “bu ürünler … adına görünmesine rağmen ödemelerini … yapmıştır.” yazılmasının herhangi bir ispat kabiliyetinin bulunmaması, tanğın zaman zaman katılan tarafından banka aracılığıyla ödeme yapıldığının söylenmesine rağmen ne katılanın ne da tanığın banka havalesine ilişkin belge ibraz edememeleri, sanıkların bu eşyaları kendilerinin satın aldığını beyan etmeleri ve evlerinde 04.04.2008 tarihinde yapılan aramada da bahsi geçen eşyaların bir kısmının bulunması karşısında katılanın iddialarının ispatlanamadığı, katılanı bu eşyaları kullanırken gören herhangi bir tanık bulunmadığı gibi dosyada dinlenen tarafsız tanıkların da bu yönde görgü ve bilgilerinin bulunmaması gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.