Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25296 E. 2013/9047 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25296
KARAR NO : 2013/9047
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 22/01/2008 tarihinde katılan …’in işyerine gelerek kendisini….olarak tanıtıp, pazarda balıkçılık yapan balıkçı …..’in gönderdiğini, pazar yerinin bir bölümünü için malzeme gerektiğini söylediği, bu arada konuşmadığı halde telefonla balıkçı Mehmet ile görüşüyormuş gibi yaptığı, 25/01/2008 tarihinde parasını ödeyeceğini söyleyip 550 TL değerindeki malzemeyi araç ile alıp götürdüğü, sanığın 24/01/2008 tarihinde işyerini kapatıp servise çıkan katılanın işyerine yakın kahveye gelerek katılanı sorup para ödeyeceğini söylediği, esnafın parayı kendilerine bırakabileceğini beyan etmelerine rağmen parayı bizzat kendisinin vereceğini söyleyip kahvehaneden ayrıldığı, bir müddet sonra katılan …’in kapalı olan dükkanının önünde bulunan kazma, kürek sapı gibi bir miktar malzemeyi kimseye haber vermeden alarak yoldan çevirdiği bir ticari taksiye yükleyip götürdüğü, bilahare çaldığı malzemeleri katılan …’in işlettiği büfeye götürüp oğlu tarafından satın alınıp gönderildiği beyan edip 110 TL parayı alarak gittiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Katılan …’e karşı işlenilen dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Katılan …’e karşı işlenen hırsızlık ile katılan …’ye karşı işlenilen dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-)Katılan …’ye karşı işlenilen dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
b-)Katılan …’e karşı işlenilen hırsızlık suçundan hüküm kurulurken yasada öngörülmediği halde hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün” ve “2400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün“ ve “100TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yine hırsızlık suçu yönünden hüküm fıkrasındaki “150 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.