Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19624 E. 2013/19293 K. 05.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19624
KARAR NO : 2013/19293
KARAR TARİHİ : 05.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
08.10.1970 tarihinde senetsizden yapılan tapulama işleminde katılan … adına “tapulama tutanağı” düzenlenen 65 no’lu parsel hazinenin açtığı ve … Kadastro Mahkemesinin 1974/1059 E. sayısında kayıtlı ve derdest olan davaya dahil olan sanık … ile beraber anılan arazide noter senedine bağlı olarak uzun süredir kullanımlarının olduğunu savunan sanık…’in ve sahte olduğu şikayet edilen 15.09.2000-2005 tarihlerini kapsayan beş yıllık kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte köy muhtarı olan ve bu sözleşmede imzası olan sanık …’in birlikte hareketle; katılan …’e atfen atılı imzaların sahte olduğunu bilerek anılan kira sözleşmelerini 2001, 2002, 2003, 2004 ve 2005 tarımsal faaliyet dönemlerinde kullanarak mülkiyeti hususunda ihtilaf bulunan 65 parsel üzerinden haksız yere doğrudan gelir desteği prim tahakkuklarını sağlayıp almaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Sahteliği ileri sürülen 15.09.2000-2005 tarihleri arasını kapsayan kira sözleşmesinin 2001 yılı tarımsal faaliyet döneminden itibaren kullanıldığı bildirilmekle, her dönem açısından suçun oluşum tarihinin doğrudan gelir desteği primlerinin banka hesaplarına intikal ve çekilme tarihi olacağından; 2001 ilâ 2005 tarımsal faaliyet dönemleri için, primlerin sanıklar … ve…’in banka hesaplarından hangi tarihte alındığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, sanık …’in 26.10.2005 tarihli ifadesi nazara alınarak, …’da muhasebeci olduğu söylenen Süphan adlı kişinin iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenmesi, tespit ve kabul olunacak suç tarihleri çerçevesinde dava zamanaşımı ve uygulanacak lehe kanunların belirlenmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç vasıflarının tayin ve takdiri gerekirken, gerekçeli kararda, kabul olunan suç tarihi de denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.