YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2651
KARAR NO : 2013/16749
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, iftira, yalan tanıklık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … hakkında güveni kötüye kullanma, sanık … hakkında iftira ve yalan tanıklık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanlar … ve …’ın birlikte işlettiği … ünvanlı sürücü kursunda, 2002 yılından itibaren sanık …’nın müdür olarak çalışmaya başladığı, sanığın oğlu …’ın da yardımcısı olarak çalıştığı, 2005 yılında işyeri sahiplerinin, bazı müşterilerin, borçlarını ödedikleri halde kendilerinden yeniden para istendiğini ileri sürmeleri üzerine yaptıkları kontrollerde, para alınmasına rağmen bazı kişilere makbuz verilmediğine ve haricen tutulan deftere de kayıt düşülmediğini tespit ettikleri, şikayetçiler … ve …’in kursa borcunu ödemesine rağmen kayıtlarda gözükmediği için kendilerinden yeniden para istendiğini, bu nedenle parayı ödedikleri sanık … ve …’dan şikayetçi oldukları, sanıklar … ve …’nın, değişik zamanlarda kurs adına tahsil ettikleri paraları kayıtlara girmeyerek üzerlerinde bıraktıkları, sanık …’nın, 12/07/2005 tarihinde …’ı telefonla arayarak “Ben Kayseriliyim, bir anda bir sürü adam toplar sizlerin canlarını ve mallarını yok ederim, zaten oğlum …’ı gözden çıkardım bile. Ben ve oğlum hapse girecek, sen ve senin ailen sokakta elini kolunu sallayarak mı gezecek sanıyorsun” demek suretiyle tehdit ettiği, bu eylem nedeniyle tanık olarak dinlenen sanık …’nun, …’nın …’ı tehdit ettiğine ilişkin 27.07.2005 tarihinde beyanda bulunduğu, 29/08/2005 tarihinde ise Cumhuriyet savcılığında müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde ise, önceki ifadesinin doğru olmadığı beyanını içeren bir kağıdı, …’nın zoruyla ve baskısıyla yazdığını söyleyerek … hakkında şikayetçi olduğu;
16/12/2008 tarihinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde ise 27/07/2005 tarihinde verdiği ilk ifadenin telefon konuşmasını duyduğuna ilişkin bölümünün doğru olmadığını; …’nın ricası üzerine bu tanıklığın doğru olmadığına ilişkin bir kağıt imzaladığını beyan ettiği, bu suretle, iftira ve yalan yere tanıklık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda,
1-Sanıklar … ve … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükümde,
31.05.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında iftira ve yalan tanıklık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde,
Sanığın yalan tanıklık ve iftira eylemleri nedeniyle mağdurların bir hak kaybı veya yoksunluğuna maruz kalmadığı,kamu davasının açılmasından önce sanığın beyanlarından döndüğü anlaşılmakla,
a)5237 sayılı TCK’nın 269/2 maddesi uyarınca iftira suçundan dolayı tayin olunan hapis cezasında indirime gidilmemesi,
b)5237 sayılı TCK 274/1 maddesi gereğince yalan tanıklık suçundan dolayı sanık hakkında cezaya hükmolunmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.