Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66112 E. 2013/10106 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66112
KARAR NO : 2013/10106
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, halıcılık işi ile iştigal katılanlar….ve … ile irtibat kurarak İzmir’de işyeri olduğunu, halı satın almak istediğini belirttiği, müştekilerden …’dan 28.750 YTL lik halı satın alıp 6 adet senet verdiği, diğer müşteki …’den 20.184 YTL lik halı satın aldığı ve 8 adet senet verdiği, ancak senet altında bulunan müşteki imzası yanındaki şirket bilgilerinin yanıltıcı olduğu, böylelikle sanığın kendisi aleyhine icra takibi yapılmasını önlemek suretiyle atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın katılanlardan aldığı halılara karşılık …. Halıcık Tekstil Deri San. Ltd. Şti. kaşesini taşıyan senetler vermesi, savunmasında şikayetçiler ile aralarında çalıştığı şirket aracılığı ile.daha önceden var olan hukuki ilişkisinin bulunduğunu belirtmesi, temyiz dilekçesi ekinde de katılanlara yaptığı ödeme belgeleri ile adı geçen şirketi temsile yetkili olduğuna dair vekaletname sunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması bakımından,sanık ve katılanlar arasında daha önceden var olduğu ileri sürülen alış verişler nedeniyle yapılan ödeme dökümlerinin ilgili bankalardan getirtilmesi, senetlerde adı geçen şirket yetkilileri celp edilerek, katılanlarla aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, suç tarihi itibariyle sanığın şirketi temsile yetkili olup olmadığı, bu konuda sanığa vekaletname verilip verilmediği, şirketin faaliyetine devam edip etmediği, faaliyetine devam etmekte ise adresi sorulup, bu konuda ticaret sicil kayıtları da istenmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.