Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/972 E. 2013/14938 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/972
KARAR NO : 2013/14938
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet kararının 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde yapıldığı kabul edilerek, … 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/08/2011 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçiye ait şirketten taşıma amacı ile aldığı sakızı … ve … illeri ile … ilinde bulunan iki bayiye teslim etmesi gerektiği halde, … ilinde bulunan ikinci bayiye 1259 koli yerine 916 koli olmak üzere eksik mal teslim ettiği, bu hususun firma tarafından şikayetçiye ait şirketine bildirildiği olayda, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün” ve “2400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.