YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21264
KARAR NO : 2013/18967
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … ve …’ın Bursa İnegöl ilçesinde mobilya dükkanından sanıklar … ve …’ın mobilya siparişi verdikleri, mobilyaları teslimat gününe göre sanık …’nın oğlunun kız kaçırdığını iddia ederek mobilyaların 1 hafta erken getirilmesini istemesi üzerine müştekiler … ve …’in tanık İkram ile birlikte mobilyaları … ilçesine getirdikleri burada sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’un birlikte otomobil ile mobilya yüklü aracı …köyünde karşılayıp … ilçesine doğru yola devam ettikleri, …’e gelmeden yol kenarında diğer sanıklar … ve … ile buluşup köy yollarının çamur olduğunu söyleyerek mobilyaları traktör ile köye götüreceğini söyleyip müştekilere ait kamyondaki mobilyaların bir kısmının traktörün römorkuna yükleyerek bir kısım mobilyaları …’nın boşanmış olduğu karısı diğer sanık …’ın evine indirdikleri, mobilyaların geri kalan kısmını da mobilyaları sattıkları katılan …’e ait depoya indirdikten sonra parayı getireceğiz diyerek kaçtıkları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk …’un 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamasının kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak ve yaşı küçük sanıklar hakkında kapalı oturumda yapılan yargılama sonunda hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği gözetilmeyerek, açıkça okunması suretiyle CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi, telafisi mümkün olmadığından ve 5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ile sanıklar … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.