Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19512 E. 2013/3407 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19512
KARAR NO : 2013/3407
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … ilçe Jandarma Karakol Komutanlığı’nda asker olarak görev yaptığı, olay tarihinde …ilçesine geldiği, parasının olmaması nedeniyle yine orada asker olan arkadaşından borç para aldığı, ucuz bir telefon alarak yüksek fiyata satıp para kazanmak istediği, 2. el cep telefonu satan bir işyerinde katılanla karşılaştığı, katılana telefonu satıp satmayacağını sorduğu, katılanın, satacağını söylediği, 230.00 TL’ye anlaştıkları, sanığın, kendisinin …jandarmasında görevli er olduğunu söyleyerek adının da İlyas Kalkan olduğunu belirttiği, parayı jandarmada bir arkadaştan alacağını söyleyerek birlikte karakola gittikleri, bir süre sonra sanığın, katılan ve yanındaki arkadaşına, arkadaşım nöbete çıkacak o zaman onu görebilirim, diyerek birlikte kahvehaneye gittikleri, bu kez sanığın katılanı yanına almayarak karakola girdiği, katılanı bir şekilde atlatarak olay yerinden uzaklaştığı, telefonu ve parasını katılana vermeyip başkasına sattığı, sanığın suçunu ikrar ettiği, böylece
dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun işlendiği gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 10 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 2.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı Yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.