YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19252
KARAR NO : 2013/3577
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 07.03.2007 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle müştekinin tanıdıklarının tutuklandığı, müştekinin arayarak olayı anlattığı, sanığın “adliye, emniyet ve avukatların hepsi bizim adamımız 5000 YTL yatırın sizinkileri hemen salalım” dediği, bunun üzerine müştekinin sanığın banka hesabına 1000 YTL para havale ettiği ancak müştekinin tanıdıklarının tahliye edilmediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.