Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18825 E. 2013/3199 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18825
KARAR NO : 2013/3199
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçinin, Ankara İlinden İzmir İline defolu havlu götürmek için sanıktan şoförlüğünü de yapması şartıyla babasının adına tescil kaydı bulunan aracı kiraladığı, akabinde İzmir İline gelip havlu yüklü bulunan sanığa ait aracı bir yere park edip geceyi geçirmek için bir otele yerleştikleri, sabah olunca sanığın şikayetçiye haber vermeden suça konu havlularında bulunduğu aracı alıp Ankara’ya geri döndüğü, yaklaşık bir hafta sonra da şikayetçiye ait malların bir kısmını kargoyla şikayetçinin iş yerine gönderdiğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanığın, şikayetçinin bir kısım davranışları nedeniyle aralarındaki anlaşmayı bozarak aracındaki havlularla birlikte Ankaraya dönüp akabinde aracındaki havluları kargo ile şikayetçiye göndermekten ibaret olan eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-Sanık tarafından, suçun tamamlanmasından sonra, suça konu havluların bir kısmının şikayetçiye gönderildiğinin anlaşılması karşısında, şikayetçinin ifadesi alınarak zararının ne kadarının ödendiği, kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği ile sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediği hususların araştırılarak, anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
3-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
4-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.