YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13236
KARAR NO : 2013/16836
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre Ankara’da kurulmuş olan Radyo ve Televizyon Çalışanları Sosyal Yardımlaşma Vakfının (TELVAK) 28/04/2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda üyeler adına konut yaptırılması amacıyla arsa veya arazi alımı yapılması, bu hususta yönetim kuruluna 600 bin TL’ye kadar banka kredisi kullanması için yetki verilmesi ile işlerin takibi için bir komisyon kurulmasının kararlaştırıldığı, komisyonca yapılan araştırmada Gölbaşı-Karaali Beldesindeki yaklaşık 100 dönümlük taşınmazın banka kredisi nedeniyle oluşacak faiz de düşünüldüğünde 700 bin TL’ye satın alınmasının uygun olduğuna dair rapor düzenlenip yönetim kuruluna sunulduğu, 27/05/2008 tarihinde bahsi geçen taşınmazın maliki ile yapılan adi satış sözleşmesine göre taşınmazın 700 bin TL karşılığında 14 taksitte ödenmek üzere satın alındığı, tapuda devir işleminin 10/06/2008 tarihinde yapıldığı, vakıf üyesi katılan …’in şikayet üzerine yapılan soruşturmada, taşınmazın satış bedelinin gerçek bedelinin en az üç katı fazla gösterilip satıcıya ödenen düşük bedel ile sözleşmede yazılı fahiş bedel arasındaki farkın vakıf yöneticisi olan sanıklarca haksız olarak mal edinildiği, sözleşmede borcun vadesinde ödenmemesi ve fesih halinde çok ağır koşulların konulduğu, sanıkların vakfı her ay çok yüksek tutarlarda taksit ödeme sorunu ile karşı karşıya bıraktıkları, vakıf yöneticisi olan sanıkların bu durumu gözeterek vakıf üyelerine verilen kredileri durdurmaları gerekirken yakın ilişki içerisinde bulundukları üyelere kredi vermeye devam edip vakfın mali yapısının bozulup ödeme güçlüğü çekmesine sebebiyet verdikleri, satıcıya borç vadesinde ödenemeyince satıcı ile borcun yeniden yapılandırıp 200 bin TL ilave zararın doğmasına neden oldukları, sanıkların durumdan rahatsız olup inceleme yapmak isteyen üyelerin isteklerini karşılamayıp vakıf kayıtlarında gerçeğe aykırı değişiklikler yapıp durumun ortaya çıkmasına engel olmaya çalıştıkları, sanıklar hakkında yasal yollara başvurulmadan evvel vakıf bünyesinde araştırma komisyonları kurulup bahsi geçen hususların bu komisyonlarca da tespit edildiği, taşınmaza ilişkin aşamalarda yaptırılan değer tespitine ilişkin incelemelerde düşük bedellerin ortaya çıktığı, Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesince de 300 bin TL değer tespiti yapıldığı, taşınmaza 900 bin TL’ye varan ödeme yapılacak olmasının sanıkların suç kastını ortaya koyduğu iddia edilen olayda; soruşturma ve kovuşturma safhalarında alınan bilirkişi raporlarında, taşınmazın satın alınması aşamasında alınan on farklı değer tespit ve ekspertiz raporunun bir kısmında değerin satın alınan bedelin altında bir kısmında ise bedelin üzerinde belirlendiğine vurgu yapılarak vakıf yöneticisi olan sanıkların gerekli prosedürü de yerine getirdiklerinden sorumluluklarının bulunmadığının belirtilmesi, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 33.maddesi uyarınca vakıfların amaca ve yasalara uygunluk denetimi ile iktisadî işletmelerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetiminin Genel Müdürlükçe yapılacağı belirlenmiş olup, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan denetimde değer tespitine ilişkin ekspertiz raporlarına göre vadeli olarak 700 bin TL’ye satın alınan taşınmazın satın alınmasında vakfın aleyhine bir zararın doğduğundan söz edilemeyeceği, vakıf senedine göre taşınmaz satın alınmasında yönetim kurulu yetkili olduğundan vakıf yöneticileri hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının belirtilmesi karşısında, mahkemece sanıkların beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vakıf vekili ile katılan …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.