YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65677
KARAR NO : 2013/9219
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, mağdur …’ın lokantasını telefonla arayarak 6 TL tutarında yemek siparişi verdiği, gelirken 50 TL üstünü de getirmelerini söylediği, mağdur …’in siparişi belirtilen adrese götürdüğü, dışarda mağduru bekleyen sanığın parayı evde vereceğini söyleyip birlikte asansöre bindikleri, sanığın 4. katta inerek, bir arkadaşına burda para vereceğini, kendisinin 7. kata çıkıp orda beklemesini söyleyerek, mağdurun elindeki 44 TL’yi de aldığı, daha sonra 50 TL parayı da vermeden ordan uzaklaştığı, yedinci katta bekleyen mağdurun beklemesine rağmen sanığın gelmediği, iki gün geçtikten sonra aynı mağdura ait diğer bir lokanta şubesini arayarak aynı şekilde sipariş verdiği, siparişi yine mağdur …’in götürdüğü, mağdurun da kendisini daha önce dolandıran kişi olduğunu görünce kolluğa haber verdiği, sanığın ikinci siparişte 12 TL değerinde sipariş vermesine rağmen cebinde 5 TL para bulunduğunun tespit edildiği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”100 gün”, ”125 gün”, ”104 gün ” ve ”2.080 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ”, ” 6 gün”, ” 5 gün ” ve ” 100 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.