Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25419 E. 2013/9078 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25419
KARAR NO : 2013/9078
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın resmi nikâhla evliyken, vefat eden annesinden sigorta maaşını alabilmek için Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16.09.2003 tarihli kararı ile muvazaalı olarak eşinden boşandığı, ancak birlikte yaşamaya devam ettikleri, katılan Kurum’dan maaş almak suretiyle haksız yarar sağlayarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuş ise de;
Hukuken geçerli bir kararla boşandıktan sonra eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı nitekim 5510 sayılı Kanunun 56.maddesinde; bu durumu tespit edilen kişilerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği bu hususta cezai bir düzenlemenin bulunmadığı, sanığın eyleminin hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığı, yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.