Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25502 E. 2013/9101 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25502
KARAR NO : 2013/9101
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, tedavisini yaptırmak için oğlu ile birlikte Çorum’dan Ankara’da bulunan Etlik Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen katılan ve oğlunun yanına gelerek tanıştıktan sonra taşradan geldiği için bir takım evraklar imzalatması gereken katılan ve oğluna aynı evrakları kendisinin de imzalatacağını söyleyip katılana “sen burada bekle, oğlunla birlikte biz evrakları dolaştıralım” diyerek katılanın oğlu ile üst kata çıktığı, burada katılanın oğlunu bir yere oturtarak “…. diye bağırırlarsa hemen geleceğimi söyle” diyerek bıraktıktan sonra alt katta bulunan katılanın yanına giderek “doktor para istiyor, paran var mı?” diye sorması üzerine katılanın cebinden 105 TL çıkartarak sanığa verdiği, parayı alan sanığın ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.