Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/581 E. 2013/14587 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/581
KARAR NO : 2013/14587
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın … İlçesinde sandalye ve masa üretimi yapmakta olan şikayetçinin işyerine giderek şikayetçi ile 2.340,00 TL karşılığında 45 adet kahvehane sandalyesi, 8 adet ev sandalyesi ve 2 adet ev masasının teslimi hususunda anlaşmaya vardığı, şüphelinin kaparo olarak 100,00 Euro para verdiği, 10.09.2008 tarihinde malzemeleri teslim almak için …’ta bulunan şikayetçiye ait işyerine gittiği, malzemenin şikayetçinin arabasına yüklenip … köyüne getirilerek sanığın evine indirildiği, malzeme indirildikten sonra sanığın yanında para olmadığını …’te hayvan kestirdiğini, oradan para alacağını söyleyerek şikayetçi ile birlikte …’teki mezbahanın önüne geldikleri, burada sanığın para alıp geleceğini söyleyerek şikayetçinin yanından ayrıldığı ve ortadan kaybolduğu olayda, sanığın baştan beri
hazırladığı mizansen çerçevesinde hareket edip şikayetçiyi aldattığı dikkate alındığında, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.