Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66295 E. 2013/10069 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66295
KARAR NO : 2013/10069
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin 19/06/2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizinin sanık … hakkında verilen “beraat” kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ….. Dış. Tic. …. Ltd. ünvanlı şirketin yetkilisi olan sanığın bio-dizel hammadesi 25 ton yağ temin edeceği vaadiyle, hakkında 18/05/2009 tarihli kararla mahkumiyet kararı verilen sanık … vasıtasıyla sözlü anlaşmaya vardığı, katılana 14/09/2006 tarihli şirket antetli kağıt ile çekilen faksla güven verip, muhtelif tarihlerde şirket hesabına veya diğer sanık …’in banka hesabına havaleler yapmasını sağlaması, buna rağmen vaadi yerine getirmeyerek haksız menfaat elde etmesi şeklinde iddia olunan eyleminin, sübutu halinde TCK’nun 158/1-h maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.