Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14945 E. 2013/14714 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14945
KARAR NO : 2013/14714
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kasten yangın çıkarma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
15.02.2011 tarihli duruşmada şikayetçi hazine vekilinin katılma talebinde bulunmasına rağmen bu hususta herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, suçtan zarar gören idarenin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Başka bir suçtan dolayı … Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak bulunan sanığın, olay günü infaz koruma memurlarına duruşması olduğunu ve mahkemeye götürülmesi gerektiğini söylediği, kendisine mahkemeden herhangi bir yazı gelmediğinin söylenmesi üzerine, sanığın koğuşunda bulunan yatağını ateşe verdiği, çıkan yangının koğuşta bulunan diğer hükümlüler ve görevlilerce söndürüldüğü, bu şekilde sanığın kamu malına zarar verme ve kastan yangın çıkarma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Suça konu yatağın mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda cezaevi idaresi tarafından verilen cevap yetersiz olduğundan, yeniden cezaevi idaresine yazı yazılıp demirbaş kayıtları da araştırılmak suretiyle yanan yatağın kime ait olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 02/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.