YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65573
KARAR NO : 2013/9625
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik (Değişen Vasfıyla Özel Belgede Sahtecilik)
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Almanya’da yaşayan katılanın,…’da bulunan 5 adet dairesinin kiralama işlerini 31.03.2004 tarihli vekaletname ile sanık …’a verdiği, sanık …’ın da beşinci kattaki daireyi diğer sanık …’a kiraya verdiği, sanık …’ın süresi içinde kira bedellerini yatırmaması nedeniyle katılanın kendisini 06.12.2004 tarihinde azlettiği, katılana ait evde 4 ay oturan sanık …’ın da evi boşalttığı, katılan bir ara Türkiye’ye geldiğinde 350 Euro depozito borcunu ödemek için sanık … ile görüştüğü sırada durumunun iyi olmadığını söylemesi üzerine sanık …’ın kendisine borç verebileceğini söyleyerek 2.500 Euro verdiği, katılanın depozito borcunu da ekleyerek 2.850 Euro bedelli senet izmalayıp sanık …’a verdiği, senedi 2850 Euro rakamla yazılı miktar dışındaki yerleri boş bırakarak imzaladığı, birkaç ay sonra borcunu ödemek için eşi
ile birlikte Sanık …’a ait iş yerine gittikleri, katılanın sanık …’a borcuna karşılık 3.000 Euro verdiği, 150 Euro geri almayı beklerken sanık …’ın ”400 Euro daha vereceksin” demesi üzerine eşinin ”sen tefeci misin?” diye cevap vermesine sinirlenen sanık …’ın ”işte senedin” diyerek senedi yırtıyormuş gibi bir kağıt yırttığı, katılan ve eşinin senedi yırttığına inandıkları, Almanya’ya döndükten birkaç ay sonra sanık …’ın senetteki 2.850 Euro rakamının önüne (9) rakamını ekleyerek tahsil etmesi için diğer sanık …’a ciro ettiği, senedin bu haliyle sanık … tarafından katılan aleyhine icra takibine koyulduğu, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğun iddia edildiği olayda; sanık …’ın tüm aşamalarda katılanın kendisine borcu olduğu, senedin borcuna karşılık düzenlendiği ve borcunu ödemediği için tahsil etmesi amacıyla diğer sanık …’a ciro ederek verdiğine ilişkin savunması ile dosyada bulunan tarihsiz ”TUTANAK-SÖZLEŞME-ANLAŞMA-KONTRAT” başlıklı sanık ile katılan arasında düzenlendiği anlaşılan fotokopi belge içeriği karşısında gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından, söz konusu belge aslı getirtilip katılan ve sanıktan ayrıntılı olarak içeriğinin sorulması, suça konu senedin bu belgeden önce mi, sonra mı düzenlendiğinin araştırılması, belge üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın katılan ve sanığa ait olup olmadığı hususu araştırılıp tespit edildikten sonra tüm delillerin birlikte incelenerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.