Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12370 E. 2013/16822 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12370
KARAR NO : 2013/16822
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret, kamu görevlisine hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulundukları sırada, başka koğuşta kalan bazı tutukluların suça sürüklenen çocuk …’e suçu üstlenme hususunda baskı yaptıkları iddiasıyla iki koğuş arasında küfürleşme yaşandığı, sanıklar …, …, … ve suça sürüklenen çocuk …’in koğuş kapısını kırarak malta denilen kısma geçtikleri, sanık …’ın infaz koruma memurları …, … ve …’a küfrettiği anlaşıldığından, sanıklar …, …, … ve suça sürüklenen çocuk …’in eyleminin kamu malına zarar verme suçunu, sanık …’ın infaz koruma memurlarına karşı eylemi kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret niteliğinde olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’in temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık …’ın tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kamu malına zarar verme suçundan, sanık … hakkında kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanık …’a yüklenen suç birden fazla infaz koruma memuruna karşı gerçekleştirildiğinden aynı nevi’den, fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan suçtan tayin olunan cezanın TCK’nın 43/2 maddesiyle arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
a-Sanık … hakkında kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçundan ceza tayin edilirken uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 125/1″a” maddesi gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b-Suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç itibariyle hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde, hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4 maddesine aykırı davranılarak kamu malına zarar vermek suçundan dolayı adli para cezasının ödenmemesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın infaz edileceğinin karar yerinde belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkında kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçundan kurulan hüküm fıkrasında temel cezanın belirlendiği paragrafa takdiren cümlesinden önce gelmek üzere “5237 sayılı TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince” ibaresi eklenmek ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kama malına zarar verme suçundan kurulan hüküm fıkrasından ”ödenmeyen adli para cezasının suça sürüklenen çocuk … dışındaki sanıklar hakkında hapse çevrilmesine” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.