Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66107 E. 2013/10115 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66107
KARAR NO : 2013/10115
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık hakkında hesap sahibi adına çek keşide etme yetkisi olmadığı halde, Şekerbank … şubesindeki hesaba ilişkin olarak 15/11/2005, 15/12/2005 ve 30/12/2005 tarihli ve 8.500’er TL bedelli çekleri kendi el yazısıyla doldurup müştekiye verdiği iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de; sanık ile çek hesabı sahibi olan …’nun …Mob. Malz. San. Tic. Ltd. Şti’ni %50 şer hisseyle ortak olarak işlettikleri, her ikisinin de şirketi temsile yetkili oldukları, şirketin ödeme güçlüğüne düştüğü, sanığın suça konu çekleri de şirketin nakit sıkıntısını gidermek için ortağı olan …’nun önceden verdiği rızaya dayalı olarak müşteki …’in yetkilisi olduğu firmaya keşide ettiği, sanığın hesap sahibini adına benzer şekilde bir çok kez çek tanzim ettiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği,ödemeden men talimatının da şirket ortağı … tarafından verildiği anlaşılmakla, sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.