Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2398 E. 2011/5917 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2398
KARAR NO : 2011/5917
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

Irz ve namusa tasaddide bulunma ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kilis Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2006 gün ve 2004/489 Esas, 2006/277 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, 765 sayılı TCK.nun 193/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, 20.04.2006 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyizlere gelince;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında, olay gecesi saat 03.00 sıralarında evin avlu kısmında uyumakta iken yatağına giren sanığın kendisine arkasından sarılarak, uyandığında boğazına bıçak dayayıp ‘sus, seni seviyorum’ dediğini ve kendisinin sanıkla boğuşmak suretiyle elinden kurtulduğunu iddia etmesi ve dosya içeriği karşısında, sanığın eyleminin ırza geçmeye teşebbüse ilişkin 765 sayılı TCK.nun 416/1 ve 61. maddelerinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmadığının ve bu konudaki delillerin tayin ve takdiri ile davaya bakma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek CMK.nun 3 ve diğer maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.