Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66744 E. 2013/10132 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66744
KARAR NO : 2013/10132
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Seyyar satıcılık yapan ve zeytinyağı, incir vb malzemeler satan mağdurun aracının Isparta …. Köyü yakınlarında bozulduğu, sanık ve hükmü temyiz etmeyen …’in mağdurun yanına gittikleri, aracın çalıştırılması konusunda yardımcı oldukları, sanık …’in araçtaki eşyaları görünce mağdura Antalya’da marketinin bulunduğunu, yiyecek malzemelerini alabileceğini söylediği, mağdurun bunlara inanarak malları teslim ettiği, sanığın anlaşılan paranın bir kısmını ödediği, kalan kısmını köyde altın bozup ödeyeceğini söyleyerek geri kalan parayı
ödemediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın tüm aşamalarda yüklenen suçu kabul etmemesi, mağdurun da sanıktan şüphelendiği için onu şikayet ettiğini, parasının tamamının ödendiğini beyan etmesi karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması;
Kabule göre de,
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği, sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden cezaların içtima ettirilmesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesine göre para cezası taksitlendirilirken infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince, uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.