Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/580 E. 2013/14591 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/580
KARAR NO : 2013/14591
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
… Nakliyat firmasında şoför olarak çalışmakta olan sanıkların, … ve … plakalı tır araçlar ile … Limanından teslim aldıkları alüminyum külçeleri … Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet göstermekte olan katılan firmaya götürmeleri gerekirken, emtianın 370 adedini (2970 kg) Aşağıkayapınar Köyünde Gürle Caddesi üzerinde durarak tanık …’in evinin önündeki boş araziye indirerek emtiayı katılan firmaya eksik teslim ettikleri olayda, mahkemenin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya arasında mevcut değer tespit tutanağına göre katılan firmanın zararı belirlenmiş olup, yargılama boyunca
katılan firmanın zararını gidermeyen ve bu hususta herhangi bir girişimde bulunmayan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına dair verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “100 gün” ve “2.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.