Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66192 E. 2013/10081 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66192
KARAR NO : 2013/10081
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana 2003 yılında traktör sattığı, karşılığında 7500 TL’lik senet aldığı, katılanın senet borcu ile ilgili olarak 2200 TL ödeme yaptığı, ancak iklim koşulları sebebiyle, mahsüllerin verimsiz olacağını ve geriye kalan borcu ödeyemeyeceğini düşünerek traktörü sanığa iade etmesi karşılığında senedini istediği, sanığında bu teklifi kabul ederek traktörü katılandan teslim aldığı, fakat senedin yanında olmadığını bilahare vereceğini belirtip katılanı oyaladıktan sonra suça konu senedi Konya 10.İcra Müdürlüğünün 2005/5364 esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyup tahsil ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında, eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-d maddelerinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.