Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4298 E. 2013/16810 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4298
KARAR NO : 2013/16810
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, merkezi Ankara Gölbaşı’nda bulunan ve Türk Medeni Kanunu’na göre faaliyet gösteren Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’nın İzmir şubesine bağlı Özel … Rehabilitasyon Merkezi’nde 1999 yılından 2006 yılı Mayıs ayına kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, 2002 yılı Ocak ayı ile 2006 yılı Mayıs ayı arasındaki süreçte, vakfa bağlı olarak eğitim gören emekli sandığı emeklileri ile SSK’lı velilerin çocukları adına ilgili kurumlardan gelen tedavi ve eğitim paralarını, bu çocukların velilerinden aldığı vekaletnamelere istinaden SSK veznelerinden ve ilgili banka şubelerinden tahsil ettiği, ancak tahsil ettiği paraların bir kısmını rehabilitasyon merkezinin hesaplarına intikal ettirmediği, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, Ocak 2002- Mayıs 2006 tarihleri arasında uhdesinde tuttuğu paraların 82.754,37 TL olduğu, ayrıca muhasebe defterlerinde belgesiz kayıt sebebi ile genel gider olarak görünen toplam 9.792,23 TL’yi de uhdesine geçirdiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, suçtan elde ettiği 23.210.00 TL’yi, hakkında adli soruşturma başlamadan önce katılan vakfa iade ederek suçtan kaynaklanan zararı kısmi olarak giderdiğinin anlaşılması karşısında; katılan vakfa, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca, kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, sanık hakkında aynı kanunun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.