Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19511 E. 2013/3432 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19511
KARAR NO : 2013/3432
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…plaka sayılı aracın sanık … adına ruhsat kaydının bulunduğu, 24/05/2007 tarihinde, bu sanığın kardeşi olan, sanık …’in, … köyünden … istikametine seyir halindeyken kaza yaptığını belirterek kolluğa ihbarda bulunduğu, sanığın, yoldaki tümseği fark ederek fren yaptığını, direksiyon hakimiyetini kaybederek kanala düştüğünü belirttiği, olay yerine gelen jandarmanın, bu iddiaya inanmadığı, konuyu görev alanı itibariyle polislere intikal ettirdiği, olay yerindeki delil ve emarelere göre, sanığın yalan söylediği düşüncesiyle olayla ilgili tutanak tutulmadığı, sanık …’in bu kaza iddiasıyla ilgili olarak kasko şirketine başvurmadığı, 23/06/2007 tarihinde ise , daha önceki kaza nedeniyle tutanak tutulaması ve sigorta şirketine başvurulmaması nedeniyle araç sürücüsü olan …’ın, geceleyin Kulp yolunda kaza yaptığını belirterek kaskoya müracaat ettiği, kaza yapılan yerde telefon çekmemesi nedeniyle kolluğa haber veremediğini belirttiği, ilgili sigorta şirketinin, 23/06/2007 tarihinde böyle bir olay olmadığını, aslında hasarın eski olduğunu belirterek şikayetçi olduğu, böylece sanıkların sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’in eyleminin hazırlık aşamasında kalması, şirkete sigorta bedeli için bir başvurusunun bulunmaması, bu nedenle bu sanık açısından suçun unsurlarının oluşmaması, diğer sanığın da, kaza yapmadığı halde kaza yapmış gibi bildirimde bulunduğuna dair yeterli delil bulunmaması, aksi kabul edilse bile; aracın 01/03/2007 tarihi ile 01/03/2008 tarihleri arasında kaskolu olması, poliçenin düzenlendiği tarihte, araç hasarlı olmadığına göre, kaza eski tarihli bile olsa kaskonun ödeme yükümlülüğünün bulunması ve bu nedenle suçun unsurlarının oluşmaması karşısında, mahkemenin beraat kararında biri isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.