Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25132 E. 2013/10027 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25132
KARAR NO : 2013/10027
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’nun diğer sanıklardan … ve … ile şikayetçilerin murisi …. ve şikayetçileri dolandırmak amacıyla anlaştığı, anlaşma sonrası sanıklardan …’nun dedesi …’yu sanık … ile birlikte Gülnar Tapu Sicil Müdürlüğüne getirdiği ve Tapu Sicil Müdürlüğünde …’nun sanık …’a adına kayıtlı ….. İlçesi … Köyünde bulunan … Ada, 8 parsel numaralı kagir ev ve tarlanın tamamını 24.10.2005 tarihinde 2000 TL’ye satmasını sağladığı, sanık …’ın da çok kısa bir süre sonra 31.10.2005 tarihinde aynı gayrimenkulü 8000 TL bedelle sanık …’ın dayısı olan sanık …’a sattığı, işlem sırasında sağlık ocağında görevli pratisyen hekim tarafından verilmiş hukuki ehliyete sahip olduğuna ilişkin rapor alınmış isede bu tarihten 9 gün sonra 02.11.2005 tarihinde Mersin Devlet hastanesinin nöroloji, psikiyatri, göz ve KBB uzmanlarının da katıldığı heyet tarafından verilen …’nun demans rahatsızlığı nedeniyle “medeni hakları kullanamaz vasi tayini gereklidir” içerikli raporu bulunup, iki rapor arasındaki kısa süre de demans rahatsızlığının gelişmesi mümkün olmaması ilk raporu veren doktorun ben uzman değilim sonraki raporu sağlık kurulu vermiştir yanılma payı olabilir şeklindeki beyanı, gözetildiğinde Mustafa Şevket YOLCU’nun işlem tarihinde medeni hakları kulanma ehliyetinden yoksun olduğu, sanık …’ın dedesi olan ve durumunu bildiği muris …’yu Tapu müdürlüğüne kendisinin getirerek işlemleri yapmasını sağladığı, tanık …’in sanık …’ın dayısı olan sanık …’a dedemden almış olduğum yeri tapuda senin üzerine geçireceğim şeklindeki sözlerini duyduğunu beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında,sanıkların eyleminin kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.