YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24983
KARAR NO : 2013/10170
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçinin 5271 sayılı Kanun’un 237/2.maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, irade birliği içerisinde katılanları dolandırmak amacıyla, sanık …’ın bul karayı al parayı oyununu oynattığı, önce sanık …’ün oyunu oynuyormuş gibi yapıp sürekli kazandığı, katılan …’in elinden tutup 15,00 TL ile oyuna katılmasını sağladığı, ardından sanık …’ün diğer katılan …’ı oyuna dahil ederek hangi karta oynayacağını söyleyip 250,00 TL kaybetmesine neden olduğu, sanık …’in ise katılanların kaybetmesi üzerine sorun çıkarmamaları için katılanları uzaklaştırdığı şeklinde gerçekleşen eylemde sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde haksız menfaat temin ettikleri anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar … ve …’ün adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.