Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/640 E. 2013/14837 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/640
KARAR NO : 2013/14837
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, müşteki …’un vardiya amiri olarak sorumluluğu altında bulunan … Petrol Ofisi’ne geldiği, burada gerçek olmadığı halde kendisini jandarma istihbarat elemanı olarak tanıttığı, daha sonra bunu kanıtlamak için üniformalı olarak çekilmiş fotoğrafını ve vücudunda bulunan yaraları göstermek suretiyle müştekide güven tesis ettiği, akabinde … ilçesine göreve gideceğini söyleyerek 50 TL’lik yakıt aldığı, önce limiti dolmuş kredi kartıyla ödeme girişiminde bulunduğu, ardından da, “dönüşte öderim“ diyerek arkadaşı olan tanık …’yi telefon ile arayıp gelen tanıkla birlikte benzinlikten ayrıldıkları, daha sonra aldığı benzinin ücretini ödemeyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.