YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66761
KARAR NO : 2013/10140
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanılar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; aracını satmak üzere oto pazarına giden katılana telefondan ulaşan sanık … ve yanindeki kimliği belirsiz arkadaşının aracı almak istediklerini söyleyerek katılan ile buluştukları, katılanın bu yere arkadaşı olan tanık ….. ile gittiği, tarafların arabanın satımı konusunda anlaştıkları, sanık …’un katılan ve tanığa aracın parasını ağabeyinin işyerinde vereceğini söylediği, ardından tarafların birlikte diğer sanık …’in işlettiği büfeye gittikleri, burada sanık …’ın 20.350 TL parayı tanık …’a verdiği, ardından katılan ve sanık …’un aracın satış işlemi için notere gittikleri, burada kati satış için vergi dairesinden yazı gerektiği, ardından sanık …’un telefon ile …’ın iş yerinde bekleyen kendi arkadaşını aradığı, satışta problem olduğunu söylediği, bunun üzerine tanık … ile sanık …’un kimliği belirsiz arkadaşının noterliğe gitmek üzere büfeden çıkacakları sırada, sanık …’in tanık….’e paranın çalınabileceğini söyleyip ondan parayı aldığı ve kasasına koyduğu, tarafların noterdeki ve trafik müdürlüğündeki işlemleri bitirdikten sonra sanık … ve kimliği belirsiz arkadaşının bankadan para çekme bahanesi ile katılan ve tanığın yanından ayrıldığı, sanık …’in işyerine giden katılan ve tanığın parayı istedikleri, sanık …’in katılan ve tanığa bağırarak parayı sanık … ve arkadaşının kendisinden aldığını, kendisinin bu olayla alakasının olmadığını söyleyerek katılan ve tanığı kovduğu olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.