YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66548
KARAR NO : 2013/10088
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan’ın askerlik arkadaşı olup soruşturma sırasında ölmesi nedeniyle hakkında takpsizlik kararı verilen …’in katılanı telefon ile arayarak görüştüğü sırada katılanın kendisine bir panelvan minübüs almak istediğini söylemesi üzerine …’in katılana” gel, Manisa’dan alalım, ayrıca elimde 2 kilo altın var, araba aldıktan sonra bu altınları sizin memlekette beraber satalım ” dediği, katılanın dayısı olan Hamit’i yanına alarak Manisa’ya gittiği, burada … ile yanında bulunan kendisini …. olarak tanıtan sanık … ile buluştukları, …’in kendilerine aracın Turgutlu ilçesinde olduğunu, değerinin 6.000 TL olduğunu, 6 .000 TL de ihtiyaçları olup borç olarak getirmelerini isteyip altınları bozdurunca vereceklerini söyleyerek ayrıldıkları ,bir kaç gün sonra tarafların tekrar buluştukları, … ve sanık …’in katılan ve dayısı …..’i aracı göstermek için bir kahvenin önüne götürdükleri, aracı gören katılan ve dayısının aracı beğenerek bedeli olan 6.000 TL’yi ve borç olarak istedikleri 6.000 TL’de dahil olmak üzere 13.860 TL’yi … ve sanık …’e verdikleri, parayı alan … ve sanık …’in araca binerek “siz burada bekleyin, biz eve kadar gidip altınları alıp gelelim, birlikte Siirt’e yola çıkalım ” diyerek ayrılıp ortadan kayboldukları, bir süre sonra katılanı arayan sanık …’in “sizi dolandırdık, boşuna beklemeyin ” diyerek telefonu kapattığının anlaşıldığı olayda, sanık …’in eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş,dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.