Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22237 E. 2013/19580 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22237
KARAR NO : 2013/19580
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; katılan …’in yanında çalışan sanığın, katılana ait olan ve sanık tarafından olay tarihinde iş nedeniyle kullandığı … plaka sayılı Ford Transit marka aracı satmak amacıyla Denizliye götürdüğü, araç içerisinde bulunan katılan … adına düzenlenen sürücü belgesinin üzerine kendi resmini yapıştırdığı, kendisini … olarak tanıtıp, aracı katılan …’e 25.000 TL’ye sattığı, aynı sahte sürücü belgesi ile bu aracın satışı için …4. Noterliğinin 07.04.2006 tarih ve 2006/8593 yevmiye numarası ile …, …, … ve …’e satış vekaleti verdiği, sanığın satış bedelini 15.500 TL’sini peşin, 9.500 TL’sini de çek vermek suretiyle aldığı, aracın satış vekaletnamesine istinaden … tarafından …2. Noterliğinin 07.04.2006 tarih ve 2006/11897 yevmiye numarası ile katılan …’e satıldığı, böylelikle sanığın ele geçirdiği …’e ait sürücü belgesine kendisine ait resmi yapıştırmak suretiyle noterden sahte satış vekaletnamesi vererek, kanun hükmü gereği sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belge niteliğinde olan resmi belgede sahtecilik ve katılan …’e yönelik olarak kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Resmi belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK 204/3 maddesi gereğince artırılmasında kanun maddesinin gerekçeli ve kısa kararda yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.